Mutluluk Reçetesi

Mutluluk bazen dudakta bir gülümseme, bazen dostun elinden içilen kahvenin eşliğinde yapılan sıcacık bir muhabbet, bazen de korkularımızla yüzleşip ayağa kalkmak. Tarihten günümüze devam eden mutluluk nedir, nasıl buluruz arayışı 1980’lerde Prof. Dr. Martin Seligman’ın ruhsal hastalıkların tedavisi odaklı Psikolojiye yepyeni bir bakış açısı eklemesi ile doğan Pozitif Psikolojinin ana konusu.

Günümüzde Pozitif Psikoloji ve Nörobilimin artan populeritesi ve bilimsel yaklaşımı ile yüzyıllardır farklı felsefe ekollerince tanımı değişmiş olan mutluluğa, akla ilk gelen pozitif duyguların çok ötesinde bir anlam yüklendi. Prof. Dr. Seligman, son çalışmaların ışığında, mutluluğu PERMA diye adlandırdığı, çokça Wellbeing (İyilik Hali) olarak da tanımlanan, çok boyutlu bir yaklaşımla tanımlıyor. PERMA teorisine göre Pozitif Duygular, Adanmışlık, Angaje Olmak, İlişkiler, Hayatın Anlamı ve Başarı mutluluğu getiriyor. Mutluluk, felsefi bir konsept, dini bir olgu, uzak doğu felsefelerinin ana öğesi olmanın ötesinde artık bilimsel araştırmaların, ileri görüşlü eğitim kurumların, iş yerlerinin ve insani yaşama arzusunda olan bireylerin kucakladığı bir kavram.

Mutluluk reçetesinin ilki Pozitif Duygular: haz, rahatlık, huzur, güven, yakınlık…Mutluluk denince ilk akla gelen olmakla beraber sübjektif ve anlık mutluluk halini tasvir edebiliyorlar ancak. İkincisi adanmışlık, angaje olmak ise zamanın durduğu, yapılan uğraşla bütün olunduğu, kendinden geçmiş, konsantre akış halini tanımlıyor. Hayatın Anlamı insanoğlunun kendisinden daha büyük, değerli bir amaca hizmet etme tutkusunu tanımlarken, Başarı tutkumuz ve diğer insanları mutluluk resmine sokan Pozitif İlişkiler insanoğlunun ne denli sosyal bir varlık olduğunu bize hatırlatıyor. Beşli formülü maksimize eden bir hayat insanı geliştiriyor, mutlu ediyor ve ideal bizi gerçekliyor.

Kaynaklar:
Authentic Happiness Martin Seligman
Flourishing Martin Seligman
Flow Mihaly Csikszentmihalyi

PAYLAŞ :