Mutluluk Gurularından Dinleyelim – Neden Mutluluk Bilimi?

Sevgili Martin Seligman’a müteşekkiriz ki Psikoloji bilimine yepyeni bir yaklaşımla Pozitif Psikoloji alt bilim dalı altında ruhsal olarak sağlıklı, mutlu insanların iyilik hallerinin araştırılması, devamlılığı ve arttırılmasını kendine hayat misyonu edinmiş. O ve nice değerli bilim adamı mutluluk kavramlarını 1980lerden beri detaylı olarak inceliyor, bizlere mutluluk için ipuçları paylaşıyorlar. Gelin Martin Seligman’dan Mutluluk Bilimi nereden çıkmış, potansiyeli nedir dinleyelim.

Devamı

Etkin Kurumsal Wellness Programları

Kurumlara uygulanan bir wellness programının başarısı ve devamlılığı, çalışanların olaya ve sürece ne kadar katıldıkları ile orantılıdır. Wellness programları uygulamanın temel amacı, iş günü kayıplarının ve sağlık giderlerinin azaltılmasıdır. Wellness işi son 5 senede yükselme trendi izlerken, bu temel amacın yanısıra, çalışanlardan kaynaklanan iş yerinde verimlilik artışı, finansal güven artışı ve çalışan sadakati gibi değerler de su yüzüne çıktı.

Devamı

Güne Başlarken

Hepimizin bir sabah ritüeli var: kimimiz kahvaltısız evin kapısından adımını atmazken, çoğumuz uzun çalışma saatleri, kronik trafik ve bitmeyen iş listemizi biraz azaltmak için günün ilk ışıkları ile yollara dökülüyoruz. Kahvaltımız kahve eşliğinde atıştırmalıklardan hallice hale gelirken güne ısınmak için de tıklıyoruz haberlere, favori sosyal medya hesaplarımıza. Açlık, fakirlik, artan suç oranları, politik anlaşmazlıklar, kazalar, terör olayları, toplumsal problemlerle iş günümüze başlıyoruz.

Devamı

Mutluluk Reçetesi

Mutluluk bazen dudakta bir gülümseme, bazen dostun elinden içilen kahvenin eşliğinde yapılan sıcacık bir muhabbet, bazen de korkularımızla yüzleşip ayağa kalkmak. Tarihten günümüze devam eden mutluluk nedir, nasıl buluruz arayışı 1980’lerde Prof. Dr. Martin Seligman’ın ruhsal hastalıkların tedavisi odaklı Psikolojiye yepyeni bir bakış açısı eklemesi ile doğan Pozitif Psikolojinin ana konusu.

Devamı

Öfke

Hafif hafif ürperdiğimiz, içimizden bir şeyin yukarı doğru tırmandığı, derin nefes almanın zorlaştığı, kanın beynimize hücum ettiği, kulaklarımızın uğuldadığı ve artık karşımızdakini duyamaz göremez olduğumuz anlar… Yumuşak mizaçlı olalım olmayalım hepimizin bir limiti var ki, ters giden işler, peşi sıra gelen hayalkırıklıkları, kronik yorgunluk, kendi hayalkırıklıklarımız ve stresin karşısında biz olmaktan çıkmanın eşiğine geliveriyoruz bir anda. Üstelik, bardağı taşıran o son damlanın; inanılmaz bir adaletsizlik, korkunç bir olay, af edilemez bir hata olması da gerekmiyor.

Devamı